Borsa Nedir? Avrupa’da ve Türkiye’de Borsa Tarihi

Borsa Nedir? Avrupa’da ve Türkiye’de Borsa Tarihi

Borsa Nedir? Avrupa’da ve Türkiye’de Borsa Tarihi

Belli kurallara göre, talep edilen mallar için organize edilmiş piyasalara borsa denmektedir. Örnek verecek olursak menkul kıymetler ile dövizler, belli mallar veya türev hesaplamalar ile alınıp satılabilir. Borsa komisyoncunun aracılık yapmasıyla piyasa koşulları ile birlikte işler ve fiyatların belirlenmesiyle dengelenir. Malların fiyatları ise arz talep ilişkisine göre düzenlenir. Kısaca borsa için; aracılar sayesinde alıcı ile satıcının karşılaştığı bir pazar diyebiliriz. Bu alışverişte alıcı ve satıcı yüz yüze gelmiyor, taraflar yapmak istedikleri işlemleri aracılara iletiyor böylece alım satım gerçekleşiyor. Ülkemizde ve dünyada yaşanan bazı olaylar nedeniyle borsada yükseliş ve düşüşler yaşanıyor.  Yatırımcılar bu olayları ön görerek doğru tahminlerle hareket ettiklerinde bu işten oldukça karlı çıkmak mümkün. Günümüzde borsada alım satım işlemleri arz talep ilişkisine göre elektronik ortamda gerçekleşmektedir.

Örneğin bir hisse senedi almak istiyorsunuz, almak istediğiniz hisse senedini satmak isteyen biri yoksa emriniz gerçekleşmez. Alım emri başkasının satış emri ile birleştiğinde işlem gerçekleşir. Biraz daha detaya inecek olursak;  siz borsada bir hisseyi  500 TL’den sat emri verdiğinizde bir başkasının 500 liradan al emri ile birleştiğinde sizin satış karşı tarafın alış işlemi gerçekleşir. Eğer sat emirlerine karşılık, al emirleri az ise al emirleri kadar satış gerçekleşir, diğerleri beklemeye alınır. Yani 20 sat emrine karşılık, 10 al emri varsa 10 sat emri beklemeye alınır. Bu durumda ya emrinizi iptal edersiniz ya da beklersiniz.

Dünyada Borsa Tarihi

Borsa kelimesini duyduğumuzda çoğumuzun aklına hisse senedi geliyor fakat borsa, tarihine baktığımızda tarım ürünlerinin, değerli madenlerin, sanayi metallerinin alınıp satılmasıyla başlamıştır. Bu malların alınıp satılacağı pazarlar, panayırlar kurulmuş ve bu borsacılığın başlangıç hareketleri olarak bilinmektedir.

1487 yılında Avrupa’da Belçika’ya bağlı olan Anvers şehrinde ilk borsa kurulmuştur. 16. Yüzyıla gelindiğinde ise bu borsanın yerini Amsterdam Borsası almıştır. 16. yüzyılda Amsterdam’dan sonra Fransa’nın Lyon kentinde borsa tarihi gelişme göstermiş ve ilerleyen yıllarda da Fransa’nın diğer kentlerine yayılmaya başlamıştır. Menkul kıymetlerin alım satımının yapıldığı bir diğer borsada Londra’da gelişme göstermeye başlamıştır. Londra’da kurulan bu borsanın tarihine ait kesin bir bilgi bulunamamasına rağmen 1770 yılında menkul kıymetlerin alım satımına aracılık eden bir girişin ücretli olduğu bir kahvehanenin tabelasına Borsa anlamına gelen ‘The Stock Exchange’ yazılmıştır. Bu borsanın bilinen ilk tarihi olarak kabul edilmektedir. 1801 yıllarında temelleri atılan Londra Menkul Kıymetler Borsası 1802 yıllarında çalışmaya başlamıştır ve yasal kuruluşu 1875 kabul edilmektedir. Londra Menkul Kıymetler Borsası için 1945 yılında denetleme organı olan konsey kurulmuştur. 36 üyeye sahip olan konsey için 5 yıllık görev süresi vardır ve 5 yılın sonunda konsey üyeleri arasından üyeler tekrardan seçilmektedir. Londra’da ki borsaya ek olarak New York ve Kanada’da da menkul kıymetler borsası gönüllü olarak kurulmuş ama şirketleşememiştir. Bu kurumlar 1934 yılında bu zamana Securities Exchange Commission (SEC) denetimindedir.

Türkiye’de Borsa Tarihi

Türkiye’de borsa, bankacılık faaliyetlerinin başlaması ile aynı dönemlerde olmuştur. 1854 yılında Kırım Savaşı sonrasında Osmanlı’nın borçlanma ihtiyacı sebebiyle iç borçlanma tahvilleri çıkarılmaya başlamıştır. 1864 yılına gelindiğinde ise Osmanlı borçlanma tahvillerinin alım satımı olan bir dernek kurulmuş ve borsanın temelleri atılmıştır. Galata Bankerleri denilen bir topluluk o dönemin Türk finans tarihinin ilk bankası olan İstanbul Bankası’nın kurulmasına ve ilk borsanın temellerinin atılmasına önemli katkıda bulunmuşlardır.

Türkiye’de borsanın resmi olarak kurulması ise Osmanlı’nın borçlu olduğu ülkelerin destekleri ile ortaya çıkmıştır. 1866 yılında İstanbul’da “Dersaadet Tahvilat Borsası” adı ile faaliyete geçmiş ve 1906 yılında çıkan bir tüzük ile “Esham ve Tahvilat Borsası” adını almıştır. Osmanlı döneminin sonuna kadar bu ad ile hizmet veren borsa Cumhuriyet dönemine gelindiğinde yine bir tüzük ile bugünkü yapısına benzer bir hal almıştır. 1929 yılında “Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanunu” kabulü ile borsa faaliyetler düzenlenmiş ve “İstanbul Menkul Kıymetler Borsası” adını almıştır. 1938 yılında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası kapatılmış ve “Kambiyo, Esham ve Tahvilat Borsası” adı altında Ankara’ya taşınmıştır. 1941 yılına kadar Ankara’da hizmet veren borsa tekrardan İstanbul’a taşınmış ve 1981 yılına kadar Türk finansal sistemi açısından çok büyük role sahip olmadan işleyişini sürdürmüştür.

1980 yılında ise liberal döneme geçiş ile Menkul Kıymetler Borsası içeriğinde ve yapısında değişiklik ihtiyacı doğmuş ve 1929 yılında yürürlüğe girmiş olan “Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanunu” yürürlükten kaldırılmıştır. 1983 tarihinde “Menkul Kıymetler Borsaları Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” yürürlüğe girmiştir ve ardından 1984 yılında Menkul Kıymetler Borsalarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik yürürlüğe sokulmuştur. 1985 yılında da İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir ve 26 Aralık 1985 yılında da resmi bir tören ile açılmıştır. 3 Nisan 2013 tarihinde Borsa İstanbul ismi altında faaliyetlerine devam etmiştir.

Borsa’da Yatırımcı Olmak

Hepimiz aklında olan soru ise borsa gerçekten para kazandırır mı? Eğer sabırlı olursanız ve mantıklı adımlar atarsanız, doğru öngörü ile bu mümkün, tabi deneyim önemli bir faktör. Borsaya girmek için herhangi bir bankada kendinize ait bir hesap açmanız gerekiyor. Bu şekilde borsaya girişi yapılır ve bir miktar para koyup bir şeyler alıp satma hakkını elde ediyorsunuz. Borsaya giriş kolay ama önemli olan neyi alıp sattığımız, ne kadar kar ne kadar zarar elde edebileceğimiz. Büyüyen ve yatırıma müsait bir ülkede, tüketim de üretim de artış varsa borsa yükseliyor. Aslında şöyle; bu ortamda borsa içerisindeki şirketler değer kazanıyor. Haliyle bu da borsaya olumlu yansıyor. Aslında bu yükseliş ve düşüşler tamamen ülkenin ekonomik durumu ile alakalı, eğer ülkenin geliri ile gideri arasında negatif bir denge varsa, ülke kazandığından çok harcıyorsa, borçlanması yüksekse, üretim azsa; bunların sonucunda ülkenin ekonomik gücü zayıflıyor. Böyle olduğu zaman bir takım düşüşler gerçekleşiyor.

Borsaya girmek için belirli bir alt-üst limit yok, aracı kurum  10 liramızda 10 bin liramızda alır. Hisse senedi para kazandırır mı diye düşündüğümüzde aslında hisse alacağımız şirketin ne yaptığına bakmamız gerek. İşi bilenler şöyle der: Ne yiyor, ne içiyor ve ne kullanıyorsam onların hisse senetlerini alıyorum. Dolayısıyla günlük hayata bakarsanız zaten güzel ipuçları alırsınız. Hisse senedi alacağınız şirket hakkında fikriniz yoksa, ne iş yaptığını biliyorsanız, çok yükselecek gibi duyumlarla bu piyasa girmek doğru değildir.

Kaynak

https://www.borsa-nedir.com/borsa-tarihi/

https://tr.wikipedia.org/wiki/Borsa#D%C3%BCnyada_borsa

6 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir