home Ekonomi, Tarih Bretton Woods Sistemi – Sistemin Çöküşü

Bretton Woods Sistemi – Sistemin Çöküşü

1944 yılında Batı Bloğunda bulunan 44 müttefik ülkenin 730 delegesi ABD’nin New Hampshire eyaletinin küçük bir kasabasında bulunan “Mount Washington” otelinde bir araya gelerek “Para ve Finans” başlığı altında bir konferans gerçekleştirmişlerdir. Konferans genellikle Amerikalı delegelerle İngiltereli delegeler arasında bir mücadele şeklinde geçmiştir. Bu mücadele II. Dünya Savaşının galibi Amerika’nın daha fazla imtiyaz kazanmasıyla sonuçlanmıştır. Gerçekleştirilen bu konferansın ardından “Uluslararası Para Anlaşmasının” imzalanmasına karar verilmiş. Bu anlaşma ile yeni bir uluslararası para sistemi geliştirilmiştir. Geliştirilen bu sisteme konferensın yapıldığı “Bretton Woods” kasabasının ismi verilmiştir.

Bu anlaşmaya göre; Anlaşmaya katılan tüm ülkeler ulusal paralarını dolara endekslemişlerdir. Dolar ise altına, 1 ons altın 35 dolar, yada 1 dolar 0.88867 gram olmak üzere endekslenmiştir. Ayrıca anlaşmaya göre ülkeler ellerinde bulunan dolarları Amerikaya getirdiklerinde, Amerika bu parite üzerinden doları altına çevirmekle yükümlüdür.

Bretton Woods sistemiyle beraber Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu‘nun (IMF) kurulması kararlaştırılmıştır. Bir diğer anlaşma kuralı ise ekonomilere yapılacak müdahelelerdir. Bir ülke parasal dengesizlik yaşadığı durumda uygulayacağı devalüasyon yada revalüasyon oranını anlaşmada belirtilen (%10) orana göre yapmak durumundadır. Yapılacak uygulama %10’dan büyük olacaksa bu durumda  IMF’nin izni gerekmektedir.

Sistemin Çökmesi

Bretton Woods para sistemi 60’lı yılların sonuna kadar etkin bir şekilde kullanılırken fiilen sistemin çöküşü 1971 yılına dayanmaktadır. Daha sonrasında karşılaşılan sorunlara çift kademeli altın fiyatlama sistemi ve –> Özel Çekme Hakkı – Special Drawing Rights (SDR) uygulaması denenmiş fakat sistem başarılı bir şekilde ayakta kalamamıştır.

Sistemin çöküşü dünya ekonomisindeki çalkantılı durumdan dolayı olmuştur. Amerikan Dolarının tüm dünyada rezerv para olması dünya ekonomisinde Amerikan egemenliğinin başladığı an olarak kabul edilmelidir. Doları rezerv para olarak kabul edilen Amerika adeta bir dünya merkez bankası konumuna gelmiştir. ABD bir çok devlet ile yardım anlaşması yapıp, kredi kullandırmıştır. Ayrıca verdikleri kredileri Amerikan mallarını almak üzere verdikleri için Amerikan ihracatı canlanmıştır. Dünyada Amerikan malına olan bağımlılık artmıştır. Misal olarak; ABD ve Türkiye’nin yapmış olduğu ticaret anlaşmasında Türkiye, Amerika’dan Chevrolet marka arabalar satın almıştır. Ancak iki ülke arasındaki ticaret araba satın alındıktan sonra bitmemektedir. Amerika aynı zamanda ürününün yardımcı ürünlerini, yedek parçalarını da Türkiye’ye satmaya devam etmiştir. Bu yüzden doların egemenliğini elinde bulunduran Amerika dış ticaret açıkları vermekten kaçınmamıştır.

Diğer bir taraftan Avrupada ve özellikle Japonyada artan ekonomik istikrar diğer ülkelerin yüksek Amerikan mallarını ithal etmekten vazgeçmesi bir yana, Amerikanın da ithalatını arttırmıştır. ABD’nin artan ithalatı dış ticaret açığını büyütmüş ve gelişen ekonomiye sahip ülkelerde ABD’nin ekonomik baskısından kurtulmuştur. Dış ticaret fazlası veren ülkeler ellerindeki fazla doları altına dönüştürmeye başlamasının ardından dolara olan güven azalmış, doların değeri azalmış ve altın-dolar dönüşümün sonu gelmiştir.

Bretton Woods sisteminin çöküşünü kısaca şöyle açıklayabiliriz. Eline fazladan dolar geçen devletler ve kişiler hemen dolarlarını altına çevirmek için Amerika’ya gelmişlerdir. Ancak Amerika her dolar getirene altın vermeyi ancak 1971 yılına kadar yapabilmiştir ve bu dönüşümün sonunu getirip anlaşma dahilinde yeni kararlar alınmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir