Dünyaca Ünlü Şirketler ve Onların Başarı Hikayeleri

Dünyaca Ünlü Şirketler ve Onların Başarı Hikayeleri

Dünyaca Ünlü Şirketler ve Onların Başarı Hikayeleri

Başarı, başarılması kolay olmayan göreceli bir terimdir. İnsanlar ve kuruluşlar, hedeflerini gerçekleştirmek için yıllarca emek vererek çalışırlar. Başarmak bazen zaman alsa da sonunda başarıya ulaşılabilir. Her iş fikri bir sürü risk taşımaktadır ve markaların birçoğu belli bir noktada başarısızlıklar yaşayabilmektedir. İşte her başarısızlıktan sonra başarıyı yakalayan, ilham alabileceğiniz dünyaca ünlü şirketler ve onların kuruluş ve başarı öykülerini sizinle paylaşacağız…

Nasıl başladılar? Başlamak için ne gerekir? Harika bir fikir mi? Büyük bir sermaye mi? Zengin bir çevre mi? Aslında en önemlisi “inanç” gerekiyor. Önce önemli bir problem tespit edip çözümünün müşterinin ihtiyacı olduğuna dair bir inanç. Büyük şirketlerin mütevazı kuruluş hikayeleri hakikaten şaşırtıcı olabiliyor. Çoğu ellerinde büyük sermayeleri olmadan inançları ile bu işe atıldılar. Bu dünyaca ünlü şirketler arasından bazılarına yazımızda yer vereceğiz.

Amazon

Dünyaca ünlü alışveriş sitesi AMAZON’un kuruluş ve başarı hikayesini sizler için derledik. 1994 yılında Jeff Bezos tarafından Cadabra adıyla kurulan şirket, 1995 yılında Jeff Bezos’un şirket isminin alfabetik sırada öne çıkması için “A” harfiyle başlayan kelimelere göz gezdirirken Dünya’nın en büyük nehri olan Amazon’u keşfiyle Amazon.com olarak çevrimiçi hale geldi. Jeff Bezos’un en büyük hayali şirketinin Amazon nehri kadar büyüyebilmesiydi. İlk kuruluş amacı online kitapçı olmak olan şirket, zaman içinde sergilediği müşteri memnuniyeti ve alışveriş trendlerine yönelik doğru öngörü ve araştırmalar ile farklılık yaratıp dünyanın en büyük çevrimiçi perakendecisi haline geldi.

Satış politikasında değişime giden Amazon.com, müzik cd’leri, oyuncaklar, yazılımlar, spor aletleri, araç gereç ve market ürünleri gibi pek çok kategorideki ürünleri satış listesine ekleyerek, online alışverişte büyük bir devrime imza atmayı başardı. Jeff Bezos’un online alışverişe getirdiği yenilikler bunlarla sınırlı kalmadı. Kasım 2007’de Amazon, Kindle olarak adlandırdığı e-kitap okuyucusunu çıkardı ve kolay kullanıma kaynak sağlıyor olması nedeniyle müşterilerin basılı yayından Kindle’a geçişini kolaylaştırdı. Satışları hızla artan kindle amazon gelirine büyük katkı sağladı. Arkasından Kindle Fire adlı tablet ve Amazon Fire adlı akıllı telefon bu gelişimi devam ettirdi. Fakat Amazon’un 61 milyar dolar kar ve 97.000 çalışana ulaşacak kadar büyümesine sebep olan şey, yenilik sunan teknolojik aletlerden çok sağladığı müşteri deneyimiydi. Diğerlerinden farklı olarak bu yatırımcı pazarlama harcamalarını kısarak müşteriyi memnun etmek için yatırım yapmaktı.

Reklam giderlerini azaltarak, müşterilere ücretsiz nakliye hizmeti verdi. Ücretsiz nakliye ve uygun fiyatlar müşteriyi çekti. Fakat Amazon’un başarısının sırrı, müşteri ilişkilerini sürdürme biçiminde yatmaktaydı. Örneğin oğluna oyun konsolu hediye etmek isteyen bir ebeveynin ürünü teslim alamadığı 4.günün sonunda müşteri temsilcisini arayıp hikayeyi anlatması üzerine ürünün bir sonraki gün hızlı bir şekilde gönderilmesi ve karşılığında gecikmeden doğan memnuniyetsizliğin onarılması için hiç bir ödemenin alınmaması Amazon’un müşteriye verdiği değerin önemini gösteriyor. Hala zirvede olan bu şirketin zirveyi korumasının sebebi müşterinin ihtiyaçlarını gerçek anlamda anlayan, bir işin en iyi şekilde nasıl yapılacağını gösteren ve “müşteri” öneminin farkında olan nadir kuruluşlardan olmasıdır.

FEDEX

Fred Smith, 1965 yılında Yale Üniversitesi’nden mezun oldu.Ödevinin bir parçası olarak Amerika Birleşik Devletleri’ndeki mal taşımacılığı sürecini keşfeden bir ekonomi yazısı kaleme aldı. Nakliyecilerin, kamyon veya yolcu uçakları vasıtasıyla ABD genelinde büyük paketlerin taşınmasına bel bağladığını tespit etti ve daha verimli bir ulaşım fikri düşündü. Uçakla küçük ve önemli öğeleri taşıyan bir şirketin daha iyi olacağı üzerine bir makale yazdı. Smith’in bu makalesi harf notuna göre “C” olarak notlandırıldı. Ama Smith fikrinden asla vazgeçmedi ve 1971’de şirketi kurdu. şirketin kuruluşundan üç yıl sonra Federal Express (FEDEX) iflasın eşiğine gelmişti. Artan yakıt maliyetleri nedeniyle ayda 1 milyon dolar kaybediyordu. Smith, daha fazla yatırım için General Dynamics’e başvurdu ama talebi reddedildi. Çoğu sıradan insan bu noktada şirketi kapatır ve işten ayrılırdı ama Smith öyle yapmadı. Cesur bir adım atarak hafta sonu Las Vegas’a gitti ve orada şirketin kalan son parası olan 5000 dolar ile BlackJack oynadı. Pazartesi günü şirket yönetimi hoş bir sürprizle karşılaştı. Fedex, uçaklarının yakıtını karşılamak ve birkaç gün daha çalışmaya devam etmek için banka hesabında 32.000 dolarlık bir hesaba sahip oldu. Kısa bir süre sonra şirket önemli miktarda fon elde etti. Bugün Fedex dünya genelinde faaliyet gösteren bir dev ve yıllık 45 milyar dolarlık bir gelire sahip bir şirkettir.

KFC

65 yaşında olan Colonel Sanders kendisinin 99 dolarlık ilk sosyal güvenlik çekini almıştı. Biraz içi burkulmuştu, bir evi ve külüstür bir arabası vardı. İşlerin değişmesi gerektiğinde karar vermişti. Arkadaşları onun tavuk yemeği tarifini çok seviyorlardı. Bunun üzerine aklına gelen fikri hayata geçirmeye karar verdi. Kentuck’den ayrıldı ve ABD’nin farklı eyaletlerinde fikrini satmaya başladı. Restoran sahiplerine, insanların çok sevdiği bir tavuk tarifine sahip olduğunu ve satılan ürünler üzerinden alınacak olan ufak bir yüzdeyle tarifi onlara ücretsiz verebileceğini anlatıyordu. Her yerden red yemesine rağmen vazgeçmedi. 1009’uncu hayır yanıtının ardından ilk evet cevabını aldı. Bu başarıyla beraber Sanders Kentucky Fried Chichen’ı (KFC) kurdu ve tüm dünyanın yemek yeme alışkanlığını değiştirdi.

HONDA

Başta sadece araba garajında çalışan bir tamirciydi, görevi yarış arabalarını yarışlara hazırlamaktı. Daha sonra Honda, 1937’de piston halkaları üretim şirketi olan Tokai Seiki’yi kurdu. Toyota’ya piston halkaları tedarik etmek için bir sözleşme imzaladı. Ancak kısa bir süre sonra ürünlerin kalitesiz olması nedeniyle sözleşme feshedildi. Honda, Toyota’nın kalite kontrol sürecini daha iyi anlamak için zaman harcadı ve 1941’de Toyota’nın istediği kalitede olan piston halkalarını üretmeye başladı. Toyota bu şirketin %40’lık hissesini satın aldı ve Honda başkanlıktan üst düzey yönetici direkTörlüğüne indirildi. Tokai Seiki’nin üretim fabrikası 1944 yılındaki bombalama sonucu ciddi zararlar gördü. Şirketin kurtarılabilir kalıntılarını Toyota’ya sattı ve gelirleri 1946’nın Ekim’inde açacağı Honda Teknik Araştırma Enstitüsü için kullandı. 172 metrekarelik bir alanda 12 kişiyle çalıştı ve Tohatsu motorlarının kopyalarını oluşturarak motorlu bisikletler üretip satmaya başladılar. Honda Motor kısa sürede büyüdü ve 1964 yılında dünyanın en büyük motosiklet üreticisi oldu. Honda bunların ardından mini kamyonet ve nihayetinde araç üretimine girdi ve bugün Toyota’nın önemli bir rakibi. Eğer şirketlere bakıp ben asla böyle bir şey başaramam diye düşünseydi şimdi hiçbir şey başaramamış olurdu.

Tabi ki tüm bu dünyaca ünlü şirketler bugünkü konumlarına gelmek amacıyla onca yol kat etti ve çeşitli zorluklardan geçti. Ama en önemlisi hepsinin de başlarken inanmış oldukları birer fikirleri vardı. Bu hikayeler bizlere ilham veriyorlar eğer pes edersek asla başarılı olamayacağımızı gösteriyorlar. Siz siz olun deneyin devam edin ve asla pes etmeyin.

Kaynak

https://ogrencikariyeri.com/haber/dunyaca-unlu-4-sirketin-ilham-verici-kurulus-hikayeleri

https://medium.com/@soartwork/i%CC%87lham-veren-markalar%C4%B1n-kurulu%C5%9F-hikayeleri-ve-ba%C5%9Far%C4%B1-%C3%B6yk%C3%BCleri-amazon-d34ec8e2edaf

Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir